Nurmektebi1's Blog

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Mart 9, 2010



























































































































































     































İLAHİLER


 

Nurmektebinde sizler için seçtiğimiz birbirinden güzel ilahi ve ezgileri dinleyecek ve huzurun adresinde olmanın farkını hissedeceksiniz. Nurmektebinde şu an için var olan ilahi ve ezgiler şunlar ;

















































EŞREF ZİYA Aferin oglum

Elbet sorulur

Şahadet bir tutku

Sabırla

Ey gafil insan

Bilensin yüreğim

Çırpınır yüreğim

Yakındır sabah

Bitmez bizim savaşımız
ÖMER KARAOĞLU Adı için yaşamak

Hesap sor bana

Gürleyin dağlarım

Zamanı geldi

Doğ ey güneş

Mekke

Neredesin

Hasret kafesi

Bayram

Ey can

Geceler

Kurtuluşun Ölümü

Oy yüreğim

Sitem

Sevdalar aldı beni

Rabbe kavuşmanın zamanı geldi

Umutlar yeşerir kelepçelerde

Dikilir zalimin karşısına

Bedendeki bu can

Şehid ardından

Şehid türküsü

Hadi Ammar
İBRAHİM TANRIKULU Ah şehadet

Vuralım tağutlara

Bir kıyam bir şehid

Laleler

Allahu Allah

Yolunda islamın

İnkılab

Devrim muştusu
İLK CEMRE Ey şehid

Fetih marşı

Gel kurut

Hasta adam

Hz.Hüseyin

İlk cemre

Kalbimizde
SAMİ YUSUF Supplication

Ya Mustafa

Meditation

The Creator

Allahu

The cave of hira

Who is the Loved One

Al-Mu’allim

Salatu Selam

Soldiers of Allah-thank you Allah
MİNİK DUALAR GRUBU Yemek duası

Şükür duası

Sevgili Peygamberim

Uyku duası

Tesbihat

Anne-baba duası
İSLAMİ DAVET Bu yola baş koyan gelsin

Büyük Şeytan

Cihad-ı Ekber

Ey islam neredesin

İslamın yiğit eri

Huseyne Asuman ağlar

Ne güzeldir
GRUP MAVERA Ah anam vah anam

Ah Diyarbekir

Başörtüm çekilir

Davamız bizim

Efendim

Ey rasul

Müslüman olmak

Peygamber

Sensin Allahım

Yürüyoruz
iSLAMİ DİRENİŞ Affet beni Allahım

Bağlansa elim ayağım

Elveda

Huseyn

Metin

Oku Rabbin adıyla

Selam
KASİDELER Allah gÖrelim neyler

AllahIm

Anne

Aşıkız Muhammede

Bilmem nideyim

Dilhanesi pürnur

Kabenin yolları
NECİP FAZIL KISAKÜREK Aynalar yolumu kesti

Çile

Destan

Gençliğe hitap

Kaldırımlar 1

Kaldırımlar 2

Kaldırımlar 3

Muhasebe

Ruh


 
     

     
 







Kuran-ı Kerim

Ziyafeti


Görüntülü

Risale-i Nur

Dersleri


İlahiler

Peyagamber

Efendimiz(s.a.v)’in Hayatı


Hz.Fatımatüz Zehra (R.A.)

Hz.Haticetul Kübra (R.A.)

Hz.Aişe-i Sıddıka (R.A.)

Hz.Ebu Bekr-i Sıddık (R.A.)

Hz. Ömer El-Faruk (R.A.)

Hz. Osman bin Affan (R.A.)

Hz. Aliyyül Mürteda (R.A.)

Çocuk Eğitimi

Filmler

Çizgilmler

Videolar

Çocuk Köşesi


 

   







 
           
 






 

   






 

 







 








 

         









 








 








 




2010©nurmektebi


 

















Adam ve kamyonu

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Ekim 16, 2009

• Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş.

Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş…

Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.

Mutluluğun Anahtarı

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Ekim 16, 2009

Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı…
Bir bayram sabahı küçük kızı, paketi getirip:
“- Bu senin babacığım” dediğinde çok üzüldü.
Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı.
Fakat kutunun içi boştu.
Kızına gene çıkıştı:
“- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?..”
Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı.
“- O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!..”
Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı.
Beraberce
ağladılar.
Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı. Aslında bütün insanlara böyle bir kutu mutlaka verilmiştir.
Zor zamanlarda bu kutuyu çıkarıp içine bakabilmeyi başarmak,

Mutluluğun anahtarlarından biri olsa gerek.

HÜZÜN

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Ekim 16, 2009

bluegreen1ah4tl9

İnsan en çok sustuğunda ağLar asLında.SözcükLer döküLürken kaLemden kağıtLara,gözyaşLarı da seL oLur akar mısraLara…

Bu gün bir SessizLik çöktü içime nedenseSessizLik işte,avaz avaz susuyorum…Bugün bir AğLayış çöktü içime nedenseGözyaşLarımı tutuyorum…
SessizLik

KIRGINIM

Kırgınım
Beni yüreğime kırgın bırakan herkese;
Bir şehre,
Bir dünyaya,
Bu dünyanın, tebessümü unutmuş insanlarına,
Sözlerini, dillerinde yüreklerin katili olarak besleyenlere….
Bir çocuk gibi
Yüreğimin elinden tutup, sadece onunla oynamak istiyorum,
Vefayı sadece o’ndan ummak ve ona vefalı olmak istiyorum…

Kırgınım,
Elimden oyuncağımı alanlara,
Yüreğimle oynadığım oyundan bahsedince benimle alay edenlere,
Dostum bildiğime değer vermeyenlere,
Yüreğimin ayağıyla yürüyüp gittiğim mekanı beğenmeyenlere,
Onun telkiniyle tutunduğum dalı kesenlere,
Onun sözünü dinlediğim vakit, benim sözümü dinlemeyenlere…

Kırgınım,
Bir lahzacık ömürde tul-i emelleri hatrına, içime derin yaralar açanlara,
Bir lahzacık huzur için,
Yürek mabedimi tul-i ömürde dahi onarılamayacak kadar çok talan edenlere,
Yürek mabedime destursuz girenlere; zoru kullananlara..
Biraz da kendime kırgınım,
Biraz da kızgın…
Yüreğimi herkesin bırakmasına rağmen ben de bir vakt-i seherde bırakabildiğim için,
Biraz da kendime kırgınım,
Pişman olacağım adımları atarken yüreğime sormadığım için,
O, adımlarıma yol çizmeye aday iken
Sol tarafındakini ihmal edenlerin sözlerine değer verebildiğim için,
Yüreğimin tutunduğu , ete kemiğe bürünenlerin ardından bakakaldığım için

Gül bahçesi

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Ekim 16, 2009
Delikanlı yıllar sonra doğduğu kasabaya döner.Sabah uyandığında aklına yıllar önce evlenmek istediği,kasabanın güzel kızı gelir.Kızın güzelliği cevre kasaba ve şehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kız bir türlü olumlu yanıt vermemiştir.Otelden çıkar ve gördüğü yaslı adama kızı sorar.Yaşlı adam az ilerde güzel bahçe içinde bir ev gösterir, kızın orada oturduğunu söyler.Delikanlı merak eder,kızın nasıl biriyle evlendiğini.Bir kösede beklemeye baslar,bir müddet sonra yaşlıca kel pek te hoş görünmeyen bir adamı yolcu eder kız kapıdan…Üstelik zengin bir adam da değildir….

Adam gittikten sonra delikanlı çalar kapıyı,kendini tanıtır.Sorar niye bu adamla evlendiğini kıza…

Kız söylerim der ama bir koşulla….

Evin arkasında büyük bir gül bahçesine götürür delikanlıyı ve der ki:

Bu bahçenin en güzel gülünü bana getirirsen söyleyeceğim sana niye bu adamla evlendiğimi…Ama asla geri yürümek yok bahçede,arkana bakmak yok en güzel gülü istiyorum sadece…

Memnuniyetle der delikanlı ve girer bahçeye….

Çok güzel sari bir gül durmaktadır karşısında tam elini güle uzatmışken pembe bir gonca görür az ötede,ilerler…

Ona uzanırken kadife kırmızı bir gül ilişir gözüne ilerde…

Derken…..Birde bakar bahçenin sonuna gelmiş…

Kıza verdiği söz gelir aklına..Geri dönmek yok…

Ne yapsın..Mecburen bulduğu alelade,hatta solmaya yüz tutmuş bir gülü mahcup bir şekilde götürür kıza….

Kız gülümser gülü görünce..

”Bilmem aldın mi cevabini”der delikanlıya…..

Hayat bu bahçede yürümeye benzer….

Hello world!

Posted in Uncategorized by nurmektebi1 on Ekim 16, 2009

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.